ZIP
X
Emlak Katılım Mobil
Ücretsiz-App Store
X
Emlak Katılım Mobil
Ücretsiz-Google Play
Faizsiz Bankacılık

Faizsiz Bankacılık

Katılım Bankacılığı Nedir?


Katılım bankacılığı, faizsiz bankacılık prensiplerini ilke edinerek çalışan, bu prensiplere uygun her türlü bankacılık faaliyetlerini gerçekleştiren, emek-sermaye ortaklığı veya vekâlet esasına göre fon toplayıp, alım-satım, ortaklık ve finansal kiralama ve faizsiz bankacılık prensiplerine uygun diğer yöntemlerle fon kullandıran bir bankacılık modelidir.

Katılım bankası olarak Emlak Katılım ; fon toplama, fon kullandırma ve  diğer bankacılık hizmetleri olarak üç stratejik alanda kendi değerleri üzerinden, yani faizsiz bankacılık prensiplerine bağlı kalarak finansal hizmet sunmaktadır.

Katılım Bankacılığı Nasıl İşler?


Katılım Bankacılığı sisteminde müşterilerden toplanan fonlar çeşitli finansman yöntemleriyle değerlendirilir ve elde edilen kâr fon sahipleriyle paylaşılır. Örneğin; Katılım Bankacılığı prensiplerinden olan murabaha yönteminde finansman talebinde bulunan bir müşteri, banka tarafından kendisine verilen vekâlet ile malı banka adına satın alır. Anlaşılan kâr üzerinden, anlaşılan vadeye bölerek geri ödemesini yapar. Bu ticaret modeli sonucunda elde edilen kâr fon sahipleri arasında paylaşılır.

Katılım bankaları atıl kalan fonları ekonomiye kazandırmak, tasarruf sahiplerinin fonlarını güvence altına almak ve değerlendirmek amacıyla kurulmuştur. Bu kurumlar fon fazlası olanlardan topladıkları fonları faizsiz finansman yoluyla sanayi ve ticarette değerlendirerek, fon sahiplerine kârın bölüştürülmesi esasına dayanan bir sistem üzerinden faaliyet göstermektedirler.

Katılım Bankacılığı sisteminde, finansman talebinde bulunan bir müşteri, banka tarafından kendisine verilen vekaletle malı banka adına satın alır. Geri ödemesini anlaşılan kâr üzerinden anlaşılan vadeye bölerek gerçekleştirir. Bu ticaret modelinden elde edilen kâr Katılma Hesabı sahipleriyle paylaşılır.

Neden Katılım Bankacılığı?


Katılım Bankaları, hiçbir işleminde faize yer vermemektedir. Katılım Bankacılığında faiz yasağı bulunmakla birlikte; belirsizlik yasağı, aşırı risk ve spekülasyon yasağı da bulunmaktadır. Mal ve hizmet satın alma işleminde para müşteri yerine fatura karşılığında satıcıya ödenir. Finansman mutlaka bir mal veya hizmet karşılığında verilir. Tüm bu hususlar; reel ticaretin finanse edilmesi, topluma değer kazandıran işlemlerin desteklenmesi ve faizsizlik ilkesini benimsemek isteyen kişilerin ihtiyaçlarının karşılanması açısından büyük önem arz etmektedir.

TKBB Danışma Kurulu Standartları


Faizsiz bankacılık ilke ve standartlarının TKBB danışma kurulu tarafından belirlenmiş olan ürün ve hizmetler hakkında daha detaylı bilgi almak için  tıklayınız.

KATILIM BANKACILIĞI ÜRÜNLERİ


Katılım Bankalarında Fon Kullandırma

Murabaha (Sipariş Üzerine Kârlı Satım)

Kâr beyanı ile satımdır. Günümüz katılım bankacılığı uygulamalarında müşterinin talimatı ve satın alma vaadi ile bir malın katılım bankası tarafından ilk satıcıdan, müşterisine verdiği vekâletle genellikle peşin alınıp üzerine belirli bir kâr ilave edilerek müşteriye vadeli olarak satılması esasına dayanan işlem seti ya da bu işlem setindeki nihai satım akdidir. Buna finansal alım-satım da denmektedir. Katılım bankacılığının en önemli fon kullandırma yöntemlerinden biridir.

Selem (Peşin Satış )

Nakit ihtiyacı duyan bir firmanın ya da şahsın henüz üretmediği standart bir malı (hububat, bakliyat, çimento vs.) ileri bir vadede teslim etmek üzere peşin bedelle satmasına selem denilir. Tarım ürünlerinde kullanılabilecek bir yöntemdir.Selem sözleşmesi genellikle ziraat ve çiftçilik alanında kullanılan bir akit türü olmakla birlikte meşruiyeti sadece bu alanlara has değildir.

Teverrruk (Vâdeli Alım Peşin Satım)

Nakit temin etmek amacıyla vadeli satın alınan bir emtianın üçüncü bir şahsa peşin ve genellikle daha düşük bir bedelle satılmasıdır. Kâr beyanı ile emtia satışı olarak da isimlendirilen bu işlemde; katılım bankaları müşterilerinin talebi üzerine organize pi- yasalardan peşin bedelle satın aldıkları platinyum, tahıl gibi ham maddeleri vadeli olarak müşterile- rine satarlar. Müşteriler de katılım bankalarından taksitle satın aldıkları malları peşin bedelle yine organize piyasalar üzerinden (direkt ya da vekalet ile) başka alıcılara satarlar. Böylece müşteri, nakit ihtiyacını karşılamış ve vadeli olarak borçlanmış olur. Söz konusu işlem katılım bankasının nakit temin etmesi amacıyla yapılırsa “ters teverruk” olarak isimlendirilir.

İstisna (Eser Sözleşmesi)

Eser sözleşmesi de denilen istisna, belli bir ücret karşılığında nitelikleri belirlenmiş bir eseri imal ettirmek üzere yapılan sözleşmeleri ifade eder. İstisna akdi yapım/imal gerektiren ürünleri konu alır. Bu sözleşmelerde yapılacak ürünün niteliklerinin, miktarının, işin ve bedelinin vadesinin belirlenmesi gerekir. Yarım kalmış kooperatiflerin tamamlanmasında, toplu konutların finansmanında, müteahhitlik işlerinde, araç, gemi, uçak gibi büyük yapı işlerinin finansmanında katılım bankaları istisna akdinden faydalanabilmektedir.

İcâre(Kira ve Hizmet Sözleşmesi)

Bir varlığın menfaatinin (kullanım ve yararlanma haklarının), belli bir süre için, kira bedelini ödemeyi üstlenen tarafa temlik edilmesini sağlayan sözleşme türüdür. Katılım bankacılığında icare; kiralama, alt kiralama, hizmet finansmanı, kasa kiralama ve kiraya dayalı bankacılık hizmetleri (para aktarma, tahsilat yapma, fatura ve vergi ödeme) gibi ürün ve hizmetlerde kullanılmaktadır.

Finansal Kiralama/Leasing (Mülkiyetin Devriyle Sona Eren Kiralama)

Tüketilmeden kullanılabilen bir varlığın menfaatinin finansman sağlama amacıyla belirli bir süre için müşteriye devredilmesi işlemidir. Bu işlemde üç taraf söz konusudur. Bunlar yatırımcı (müşteri), katılım bankası ve üreticidir. Yatırımcı ihtiyaç duyduğu malı seçer ve satın alınması için katılım bankasıyla finansal kiralama sözleşmesi imzalar. Katılım bankası da malı alıp yatırımcıya teslim eder. Yatırımcı başta anlaşılan vadelerde bankaya kira ödemesini yapar. Ödemeler tamamlanınca mal sembolik bir bedelle veya bedelsiz olarak yatırımcıya devredilir. Buna göre yatırımcının men- faatinden istifade ettiği varlığın mülkiyeti finansal kiralama sözleşmesinde akdedilen süre dâhilinde katılım bankasında bulunmaktadır.

Mudârebe(Emek Sermaye Ortaklığı)

Emek-sermaye ortaklığıdır. Bir tarafın sermaye, diğer tarafın emek ortaya koyup işletmeyi üstlenmesiyle kurulan ve elde edilen kârı paylaşma esasına dayanan ortaklık türüdür. Mudarebe işleminde fon fazlası olan taraf (müşteri) elindeki fon fazlasını belli bir vadede değerlendirmesi için fon toplayan katılım bankası mudarebe havuzlarına yatırmaktadır. Paylaşım oranı iki taraf arasında önceden anlaşmayla belirlenmektedir. Havuzlarda biriken bu fonlar farklı yatırımlara yönlendirilmekte ve bu yatırımlardan elde edilen kâr miktarları ilgili havuzlara aktarılarak banka paylaşım oranı doğrultusunda sermaye sahibine düşen kâr miktarı ödenmektedir. Ayrıca fon kullandırım tarafında da bir finansman enstrümanı olarak kullanılmaktadır.

Müşâreke(Kar Zarar Ortaklığı)

Sermaye ortaklığı veya kar-zarar ortaklığı olarak da bilinen müşareke, iki veya daha fazla şahsın belirli bir miktar sermaye koyarak, birlikte iş yapmak ve meydana gelecek kâr veya zararı paylaşmak üzere kurdukları ortaklıktır. Katılım bankacılığında bir fon kullandırma yöntemi olarak kullanılan müşareke, bazı proje finansmanlarında katılım bankasının söz konusu projeye ortak olması yoluyla gerçekleşmektedir. Ancak bankaların kuruluş ve uzmanlık alanı işletmecilik olmadığından işletmenin yönetiminde doğrudan rol almak yerine, yönetimi, proje alanında uzmanlığı olan diğer tarafa bırakırlar. Bu tür bir finansman yönteminde katılım bankası, projenin zarar etme riskini ya da proje ortaklarından kaynaklanacak sorunları da üstlenmekte ancak bununla birlikte hem yüksek getiri sağlama imkânı elde etmiş hem de ülke ekonomisine ve istihdama doğrudan katkı sağlamış olmaktadır.

Yatırım Vekâleti

Yatırım vekâleti işlemleri, vekâleti esas alarak yapılmaktadır. Bir kimsenin sermayesini, ücretli ya da ücretsiz olarak işletmek üzere gerçek veya tüzel bir kişiyi kendi adına yetkilendirmesiyle gerçekleşir. Bu işlemde sermaye sahibi olan tarafa müvekkil; sermayeyi değerlendirmesi için yetki verilen tarafa vekil adı verilmektedir. Vekil bu fonu belirli projelerin finansmanında kullanarak, elde edilen kârı ve zararı sermaye sahibine aktarmaktadır. Katılım bankalarının hali hazırda likidite yönetiminde kullandıkları yatırım vekâletinde herhangi bir getiri garantisi bulunmayıp yapılan işlemlerde tahmini getiri üzerinden anlaşmaya varılmaktadır. Katılım bankalarında bir fon toplama yöntemi olarak kullanılmaktadır.

Katılım Bankalarında Fon Toplama

Katılma Hesabı
 

Kâr ve Zarara Katılma Hesapları, katılım bankalarına yatırılan fonların bu kurumlarca kullandırılmasından doğacak kâr ve zarara katılma sonucunu veren, karşılığında hesap sahibine önceden belirlenmiş herhangi bir getiri ödenmeyen ve anaparanın geri ödenmesi garanti edilmeyen fonların oluşturduğu hesaplardır. Katılma hesapları mudârebe (emek sermaye ortaklığı) esas alınarak açılan hesaplardır. Bu hesaplara para yatıran müşteriler, katılım bankası ile kâr zarar ortaklığı yapmış olurlar ve başlangıçta belirlenen kâr paylaşım oranına göre, elde edilen kârı paylaşırlar.

  Özel Cari Hesap
 

Özel Cari Hesaplar, katılım bankalarınca sunulan bir hesap türüdür. İstenildiğinde kısmen veya tamamen geri çekilebilme özelliği taşıyan ve karşılığında hesap sahibine herhangi bir getiri ödenmeyen fonların oluşturduğu bu hesaplar, Türk parası veya döviz cinsinden olabildiği gibi, gerçek veya tüzel kişi adına da açılabilirler. Bu hesaplarda herhangi bir limit söz konusu değildir.

Diğer Yöntemler

Katılım Sigortacılığı (Tekâfül)
 

Bir organizatör şirket yönetiminde katılımcıların bir yönüyle bağış diğer yönüyle ortaklık sermayesi niteliği taşıyan primler ödeyerek, gerçekleşecek risklere karşı birbirleriyle yardımlaşma ve dayanışma yoluna gitmelerini sağlayan ve faizsiz yöntemlerle çalışan sigorta sistemi yani katılım sigortacılığıdır. Diğer bir deyişle, katılımcıların kendileri ile diğer katılımcıların tazminat ve/veya birikim ödemelerine ilişkin taleplerinin karşılanmasını temin etmek amacıyla oluşturulan risk fonuna katkıda bulundukları, söz konusu fonun sigortacılık faaliyeti yapmasına izin verilmiş bir sigorta şirketi tarafından katılım finans ilkelerine uygun olarak yönetildiği ve ortak risk paylaşımı ile dayanışma esaslarına dayanan sigorta türü.


Yatırım Fonları(Katılım Fonu )
 

Bireysel veya kurumsal yatırımcılardan katılma payı karşılığında toplanan paralar ya da menkul kıymetler ve değerli madenler gibi varlıklarla oluşturulan ve inançlı mülkiyet esasına göre hisse senedi, tahvil/bono, kira sertifikaları, özel sektör borçlanma araçları, repo-ters repo gibi sermaye piyasası araçları ile altın ve diğer kıymetli madenlerde yatırımcılar hesabına işletilen mal topluluğudur. Bu fon faizsiz finans ilkelerine uygun olarak oluşturulur ve işletilirse “katılım yatırım fonu” adını alır.


Sukuk
 

Bir tür finansal sertifika, yatırım sertifikasıdır. Her türlü varlık ve/veya hakkın finansmanını sağlamak amacıyla ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık ve/ veya haktan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan menkul kıymet türüdür. Arkasında yatan sözleşmeye göre sukuk; icare sukuk, mudarebe sukuk, müşareke sukuk, hibrit sukuk vb. türlere ayrılır. Yatırımcılarına sabit kira geliri sağlaması ve istendiğinde ikinci elde satılma imkânı vermesi sebebiyle, kira sertifikası (icâre sukuku) daha fazla tercih edilmektedir. Bu tür sukuklar ülkemizde ilk sukuk ihraçlarında da tercih edilmiş olduğu için Türkiye’de sukuk kelimesi “kira sertifikası” kelimesi ile özdeşleşmiş olsa da esasen sukukun sadece icare ile yapılanını temsil etmektedir.

İcazet Belgeleri


Katılım Bankacılığı Bilgilendirme Formları

SIKÇA SORULAN SORULAR


Katılım bankalarının kuruluş amacı nedir?

Katılım bankalarının temel kuruluş amacı faiz gelirinden uzak durmak isteyen tasarruf sahiplerinin, fonlarını güvenle değerlendirmelerini sağlamak ve ekonomiye kazandırmaktır. Dünyada da sayıları giderek artan katılım bankaları topladıkları fonlarla çeşitli yatırımları finanse ederek kalkınmaya katkı sağlamaktadır. Türkiye'de, aralarında Emlak Katılım Bankasının da olduğu 6 katılım bankası müşterilerine faizsiz bankacılık hizmeti sunmaktadır.

Katılım bankaları, kâr veya zarara katılma hesaplarına dağıtacağı kâr payını nasıl belirliyor?

Vadeli olarak açılan katılma hesaplarına dağıtılacak kâr, bu hesaplardaki fonların kullandırılması neticesinde oluşan kâr seviyesine bağlıdır. Söz konusu fonlar, para cinsine göre TL, USD ve EUR havuzlarında toplanır. Fon kullanmak isteyen müşteriye, talep ettiği para cinsi ve vade grubuna göre ilgili havuzdan, ihtiyaç duyduğu malın peşin alınıp vadeli satımı suretiyle finansman sağlanır ve bu işlemden doğan kâr, günlük bazda katılma hesaplarına dağıtılır. Günlük bazda dağıtılan kârların vade sonunda biriken tutarı, müşteriye kâr payı olarak ödenir.

Katılım bankaları hep kâr dağıtıyor, hiç zarar dağıtmıyor, neden?

Katılım Bankalarının çalışma prensibi faizsizlik temelindedir vekârlarının büyük bölümünü mal alım satımı ile gerçekleştirdiği finansmandan sağlar. Böyle bir ticari faaliyetten zarar etmek için peşin aldığınız malı maliyetinden daha düşük bir bedelle satmanız ya da sattığınız malın bedelini tahsil edemiyor olmanız gerekir. Katılım bankaları finansman desteğinin öncesinde ve sonrasında müşterinin mali analizini yaparak, gerekli teminatları alarak takip ve tahsil işlemlerini gerçekleştirir. Toplanan fonların emniyetini sağlar. Tahsil edilemeyen finansman desteği oranı toplam finansman hacminin %2-3'ünü aşmadığı için zarar söz konusu olmaz. Ancak derin ekonomik kriz dönemlerinde bu oran yükselebilir ve fonlara yansıyabilir.

Katılım Bankacılığı Sisteminin Geleneksel Bankacılık Sisteminden Farkları Nelerdir?

Bu yanlış algının altında yatan sebep her iki tür bankacılığın fon kullanan müşterilerinden sağladıkları faiz ve kâr (vade farkı) oranları ile tasarruf sahiplerine verdikleri faiz ve kâr payı oranlarının birbirine çok yakın olmasıdır. Bu yakınlığın nedenini şu şekilde açıklayabiliriz: Aynı piyasa ve ekonomide faaliyet gösteren her iki bankacılık türü de, tasarruf sahiplerinden sağladıkları kaynakların kısa vadeli (ortalama vade 35 gün) olması sebebiyle büyük ölçüde piyasanın kısa vadeli finansman/kredi ihtiyacını karşılamaktadır. Kredi, faiz ve kâr oranları, faaliyette bulunulan piyasada oluşmakta ve bütün konvansiyonel ve katılım bankaları piyasada oluşan fiyatlara göre fon kullandırmaktadır.

Piyasada oluşan oranlar birbirine yakın olduğu için kredi müşterilerinden sağlanan finansman gelirleri de birbirine yakın olmaktadır. Finansman gelirleri birbirine yakın olduğu için bu defa her iki bankacılık modelinin tasarruf sahiplerine dağıttıkları kâr payı ve faiz oranları birbirine yakın oluşmaktadır. Böylece hem finansman (kredi) oranları hem de katılım fonu (mevduat) oranları birbirine yakın seyretmektedir.

Katılım bankacılığında oranların yakınlığına değil, fon toplama ve fon kullandırma yöntemlerinin farklılığına (yani ticaret helal, faiz haram emrine uyulup uyulmadığına) bakmak gerekir. Ayrıca, yöntem farkından dolayı her iki tür bankacılığın tasarruf sahiplerine dağıttığı kâr payı ve faiz arasındaki fark zaman zaman açılabilmektedir. Bu açılma çoğunlukla krize giriş ve krizden çıkış dönemlerinde olmaktadır.

Sonuç olarak her iki banka türünün karşılaştırılmasında asıl kıstas, onların finansman müşterilerinden sağladıkları faiz ve kâr oranı ile tasarruf sahiplerine dağıttıkları kâr payı ve faiz oranları değil, fon toplama ve fon kullandırma yöntemleri olmalıdır.

Katılım bankaları faizsiz midir?

Katılım bankaları çalışma prensibi gereği faizsiz bankacılık hizmeti sunar. Katılım bankalarının temel prensibi faizsizlik olduğundan kâr ve zarara katılma esasına göre fon toplar; ticaret, ortaklık ve finansal kiralama yöntemleriyle finansman kullandırırlar.

Katılım bankalarının avantajları nelerdir?

  • Katılım bankaları, bütün bankalar gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK),Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi kamu otoriteleri tarafından denetlemeye tabidir.
  • Katılım bankaları faiz hassasiyeti nedeniyle kayıt dışında kalan ekonominin kayıt altına alınmasına katkı sağlar.
  • Katılım bankacılığı çağdaş ve sağlam bir finansman modelidir.
  • Katılım bankaları reel sektörlerle bire bir bağlantılı çalıştığı için olumsuz şartlarda bile sağlıklı ve güvenli banka özelliğini kaybetmez. Krizlerden daha az etkilenir.
  • Katılım bankaları, KOBİ'lere finansman desteği sağlar.

Katılım bankaları neden banka faizlerine yakın kâr payı dağıtıyor?

Katılım bankaları ve mevduat bankaları aynı piyasa koşullarında faaliyet gösterirler. Katılım bankalarının en önemli gelir kaynağı sunduğu finansman desteğinden elde ettiği kâr, mevduat bankalarının en önemli gelir kaynağı ise kullandırdığı kredilerden kazandığı faizdir. Hem kâr oranları hem de faiz oranları arz ve talebe göre piyasa tarafından belirlenir. Gelirlerin birbirine yakın olması tasarruf sahiplerine dağıtılan kâr paylarının ve faizin de birbirine yakın olmasına neden olur.

Katılım bankacılığının faizsiz bankacılık esaslarına uygunluğu ne tür mekanizmalarla sağlanmaktadır?

Katılım bankalarının faizsiz bankacılık prensiplerine göre uygulamalarını tamamlamaları için her katılım bankası bünyesinde BDDK tarafından yayımlanan “Faizsiz Bankacılık İlke Ve Standartlarına Uyuma İlişkin Tebliğ” gereğince “danışma komiteleri” oluşturulmuştur. Katılım bankalarının ürün ve süreçleri bu komitenin onayından geçmektedir. Kararlarında bağımsız hareket eden ama Yönetim kurullarına bağlı olan bu komiteler, Katılım Bankaları ürünlerinin piyasaya sürülmeden önce gereken incelemelerini yaparak uygunluk görüşü bildirmektedir. Tebliğ’e göre Katılım Bankaları faizsiz bankacılık uyum ve denetim faaliyetlerini yerine getirmelidir. Ayrıca Türkiye Katılım Bankaları Birliği nezdinde, aldığı kararlar bütün katılım bankaları için bağlayıcı olan “Merkezi Danışma Kurulu” kurulmuştur. Bu kurul, Katılım Bankalarınca kullanılacak ürünler için standartlar belirler ve Katılım Bankalarını ilgilendiren çeşitli mevzularda kararlar alır. Bu karar ve standartlar Katılım Bankaları için bağlayıcıdır. Diğer taraftan BDDK bünyesinde, Katılım Bankacılığının gelişmesini ve faizsiz bankacılık ilkelerine uygun faaliyet göstermelerini gözetmek amacıyla Uygulama III Dairesi kurulmuştur.